بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Göğe ve târıka andolsun.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Göğe ve târıka andolsun.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?
ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
إِن كُلُّ نَفْسٍۢ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۭ
Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.
خُلِقَ مِن مَّآءٍۢ دَافِقٍۢ
Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı.
يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar.
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌۭ
Şüphesiz Allah'ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
Bütün sırların yoklanacağı günü hatırla!
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍۢ وَلَا نَاصِرٍۢ
(O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
Yağmurlu göğe andolsun,
وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
إِنَّهُۥ لَقَوْلٌۭ فَصْلٌۭ
Şüphesiz o Kur'an, hak ile bâtılı ayırd eden bir sözdür.
وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
O, boş bir söz değildir.
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًۭا
Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar,
وَأَكِيدُ كَيْدًۭا
Ben de bir tuzak kurarım.
فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı. Ses: Mişari Râşid el-Afâsî.
🔔 Bildirimlere izin ver
Namaz vakti yaklaşınca ve günün ayeti için nazik hatırlatmalar alın.