سنن أبي داود
Sünen-i Ebû Dâvûd
İmam Ebû Dâvûd Süleymân b. Eş'as es-Sicistânî · ö. 275/889
5.266 hadis · eserin tamamı 5.274
Kütüb-i Sitte'nin üçüncü kitabıdır. Ağırlıklı olarak fıkhî hükümlere kaynaklık eden hadisleri derlemesiyle öne çıkar.
Abdullah b. Şakîk'dan; demiştir ki: Aişe (r.anha)'ya; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir rek'atte birden fazla sure okur muydu? diye sordum. (Evet) Mufassallardan (okurdu), dedi. Oturarak namaz kılar mıydı? dedim. İnsanlar onu kocatınca (evet), dedi. Diğer tahric: Müslim, müsafirîn…
957Vâil b. Hucr'den; demiştir ki: (Kendi kendime) Rasûlullah (s.a.v.)'in nasıl namaz kıldığına bakayım, dedim. Hz. Nebi; kalkıp kıbleye döndü ve tekbir aldı. Ellerini kulaklarının hizasına kadar kaldırdı, sonra sağ eli ile sol elini tuttu. Rükû' yapmak isteyince ellerini ilk tekbirde olduğu gibi kaldır…
958Abdullah b. Ömer (r.a.) şöyle demiştir: Namaz'ın sünneti,, sağ ayağını dikip sol ayağını bükmen (yere yayman)dır. Diğer tahric: Buhari, ezan; Mâlik, nıdâ…
959Abdullah b. Ömer; "Sol ayağını yatırıp, sağ ayağını dikmen namaz'ın sünnetindendir" demiştir…
960Cerîr; Yahya'dan aynı isnâdla yukarıdaki (959.) hadisin benzerini rivayet etmiştir. Ebû Dâvûddedi ki: Hammâd b. Zeyd, Yahya'dan aynen Cerîr'in dediği gibi; "...Sünnettendir" diye rivayet etmiştir…
961Yahya b. Said'den rivayet edildiğine göre; Kasım b. Muhammed, onlara teşehhüdde oturmayı göstermiş, (sonra Ka'nebî) bu (önceki) hadisi zikretti…
962İbrahim b. Yezid (en-Nehaî)'den; demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.v.) namaz'da oturduğu zaman sağ ayağını diker (bundan dolayı) ayağının üstü kararırdı…
963Muhammed b. Amr, Ebû Humeyd es-Sâidî'den rivayet etmiştir: Demiştir ki: Ebû Hurneyd'i Resûlullah (s.a.v.)'in ashabında on kişinin arasında dinledim. Ahmed (b. Hanbel) ise şöyle der: Muhammed b. Amr b. Ata der ki: "Ebû Humeyd es-Sâidî'yi Resûlullah'ın ashabından içlerinde Ebû Katâde'nin de bulunduğu…
964Muhammed b. Amr b. Halhala, bu önceki (963) hadisi Muhammed b. Amr b. Atâ'dan "O, Rasûlullah (s.a.v.)'in ashabından bir grupla beraber otururken..." diye nakletmiş. Ebû Katâde'yi anmamıştır. (Muhammed rivayetinde) şunları da .söyledi: Resûlullah (s.a.v.) ilk iki rekatte(n sonra) oturduğunda, sol aya…
965Muhammed b. Amr el-Âmirî'den; demiştir ki: "Bir mecliste idim..." deyip bu(ndan önceki (964.)) hadisi nakledip şöyle dedi: Resûlullah (ilk) iki rekâtte(n sonra) oturduğu zaman sol ayağının tabanı üzerine oturur, sağ ayağını dikerdi. Dördüncü rekât olunca da sol kabasını yere koyar ve ayaklarını bir …
966Abbas -veya Ayyaş- b. Sehl es-Sâidı'den rivayet edildiğine göre; o, babasının da bulunduğu bir mecliste idi... (Râvî) hadiste (Ebû Humeyd'in) şöyle dediğini zikretti: Hz. Nebi, otururken avuçları, dizleri ve ayağının ön kısmına dayanıp secde yaptı. Akabinde sol kabası üzerine oturup diğer (sağ) ayağ…
967Abbâs b. Sehl'den demiştir ki: Ebû Humeyd, Ebû Useyd, Sehl b. Sa'd ve Muhammed b. Seleme bir araya geldiler. (Râvî) bu (evvelki (966.)) hadisi söyleyip iki rek'atten sonra kalktığı zaman elleri kaldırdığını ve (ikinci) oturuşu anmadan, şöyle dedi: Resûlullah (rek'atleri) bitirdi ve sol ayağını büküp…
968Abdullah b. Mes'ûd (r.a.)'den; demiştir ki: Biz, Resûlullah (s.a.v.)'le birlikte namazda oturduğumuzda, "selâm, kullarından önce Allah'a olsun selâm (meleklerden) filâna filâna olsun" derdik. Hz. Nebi (s.a.v.): "Selâm Allah'adır, demeyiniz. Çünkü Allah'ın kendisi selâmdır. Lâkin ka'deye oturanınız; …
969Abdullah (b. Mes'ûd)'dah; demiştir ki: Biz namazda oturduğumuzda ne diyeceğimizi bilmezdik. Rasûlullah (s.a.v.)'e de (bizim bilmediğimiz) öğretilmişti. (Temîm b. el-Muntasır bundan sonra, önceki (968.) hadisi mânâ olarak anlattı. Hadisin râviierinde Şerîk bu hadisi iki ayrı yoldan almıştır. Hadisin …
970Abdullah b. Mes'ûd'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) Abdullah'ın elini tutup namazda (okunacak) teşehhüdü öğretti. Râvi A'meş'in hadisindeki duanın aynısını zikretti. (Bahsi geçen Â'meş hadisine ilâve olarak, Rasûlullah veya İbn Mes'ûd şöyle dedi): Bunu (teşehhüdü) söylediğin -veya [ş…
971İbn Ömer (r.a.), Rasûlullah (s.a.v.)'dan, teşehhüd hakkında şunu rivayet etmiştir: "Her türlü tahiyye, bütün ibâdetler, güzel sözler sâdece Allahadır. Selâm, Allah'ın rahmeti ve bereketi sana olsun ey Nebî!" (Mücâhid) dedi ki; İbn Ömer; "Teşehhüde "Allah'ın bereketleri" kelimesini ben ilâve ettim" d…
972Hıttan b. Abdillâh er-Rekâşi'den; demiştir ki: Ebû Musa el-Eş'ari bize namaz kıldırdı. Namazın sonunda oturunca, cemaatten birisi: "Namaz (Kur'an'da) her türlü hayır ve zekâtla birleştirilmiştir, dedi. Ebû Musa namazı bitirince cemaate dönüp; Biraz önceki o sözleri hanginiz söyledi? dedi. Kimse ceva…
973Ebû Gallâb, Katâde'ye, Hıttân b. Abdillah er-Rekâşî'den naklen önceki (971.) hadisi anlatmıştır. (Râvilerden Süleyman et-Teymî) ondan fazla olarak (Rasulullah'ın); "İmam okuduğu zaman susunuz" (buyurduğunu) ve teşehhüdde dedikten sonra, dediğini de ilâve etmiştir. Ebû Davud dedi ki: "susunuz" sözü, …
974İbn Abbâs (r.a.)'dan; demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) bize, Kur'ân'ı öğrettiği gibi, teşehhüd'üde öğretir ve şöyle derdi: “Her türlü selâmlar, bol hayır ve bereketler, bütün ibâdetler ve güzel sözler Allah içindir. Selâm, Allah'ın rahmet ve bereketi sana olsun ey Nebi! Selâm, bizim ve Allah'ın sâli…
975Semure b. Cündüb (r.a.) (oğluna yazdığı bir mektupta) şöyle demiştir: "İmdi, Resûlullah (s.a.v.) bize "(namaz kılan) namazın ilk ka'desinde veya sonunda olduğu zaman demeden Önce = (Bütün selamlar, güzel sözler, ibâdetler ve mülk Allah'ındır) deyiniz. Sonra, sağınıza, imamınıza ve birbirinize selâm …
976Ka'b b. Ucre (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.)'e: Ey Allah'ın Resulü, Bize, sana salavât getirmemizi ve selâm vermemizi emrettin. Selâmın ne olduğunu bildik. Peki, ya selavâtı nasıl getireceğiz? dedik (veya [Şekk İbn Ebî Leylâ'ya aittir. Müslim'de şeksiz olarak "dedik" denilmektedir.] ded…
977Müsedded, Yezid b. Zürey' kanalıyla Şu'be'den şu (önceki 976.) hadisi rivayet etmiştir. (Râvi bu rivayette) şöyle dedi: [Sallu ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema sallayte ala İbrahim] Meali: "İbrahim'in âlini yücelttiğin gibi, Muhammed ve âlini de yücelt." Diğer tahric: Müslim, salât; Tirmizî…
978Mis'ar el-Hakem'den, Hakem'in (976. hadisteki) isnadı ile (iki) önceki hadisi rivayet edip şöyle demiştir: "Ey Allah'ım! İbrahim'i yücelttiğin gibi Muhammed'i ve onun âlini (aile ve ümmetini) de yücelt. Çünkü sen hamdedilensin, şerefli ve ulusun. Ey Allah'ım! İbrahim'in âline bereket verdiğin gibi, …
979Ebû Humeyd es-Sâidî (r.a.)'den rivayet edilmiştir ki, sahabiler: Ya Resûlallah, sana nasıl salât edelim? dediler, Resûlullah: "Ey Allah'ım! İbrahim'in âlini yücelttiğin gibi Muhammed'i, hanımlarını ve zürriyetini yücelt! İbrahim'in âline bereket verdiğin gibi, Muhammed'e, hanımlarına ve zürriyetine …
980Ebu Mes'ud el-Ensârî'den; demiştir ki: Biz Sa'd b. Ubâde'nin meclisinde iken Hz. Nebi yanımıza geldi. Beşîr b. Sa'd, kendisine: Ya Resulallah! Allah bize, sana salavât getirmemizi emretti, sana nasıl salât edelim? dedi. Resulallah (s.a.v.) hiç karşılık vermeden sustu. O kadar ki biz Beşîr'in bu soru…