Kehf Suresi — 102. Ayet
18. sure · 16. cüz · Sayfa 304
أَفَحَسِبَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَن يَتَّخِذُوا۟ عِبَادِى مِن دُونِىٓ أَوْلِيَآءَ ۚ إِنَّآ أَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَٰفِرِينَ نُزُلًۭا
efeḥasibe-lleẕîne keferû ey yetteḫiẕû `ibâdî min dûnî evliyâ'. innâ a`tednâ cehenneme lilkâfirîne nüzülâ.
İnkar edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere konak olarak hazırladık.
(Kehf Suresi, 102)
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli · Ses: Mişari Râşid el-Afâsî
Tefsir
Kehf Suresi 102. ayetBu son bölümünde yer alan âyetler, sûrenin sonucu olup başlangıçta işaret edilen, sûre içinde de kıssalar ve darbımesellerle desteklenen ana fikri tekrar vurgulamaktadır. Sûrenin girişinde (1-8. âyetler) Allah Teâlâ’nın kutsiyeti ve kemal sıfatları ile Kur’an’ın üstünlüğü, müminlere verilecek mükâfatın müjdesi ve Allah’a çocuk yakıştırarak O’na ortak koşanların uyarılması konuları yer almıştı. İnkârcıların inatçı tutumları karşısında üzülen Hz. Peygamber’in durumuna da işaret edilmiş, dünya nimetlerinin imtihan için verildiği, bu nimetlerin bir gün yok olacağı bildirilmiş ve inkârcılar âhirete inanmaya davet edilmişlerdi. Burada da başlangıca bir atıf mahiyetinde ana tema tekrar ele alınmış, Arap edebiyatında konunun sonunu baş tarafıyla irtibatlandırma mânasına gelen ve “reddü’l-acez” denilen sanata güzel bir örnek verilmiştir.
Âyette, Allah’ı bırakıp da Hz. Îsâ’ya, meleklere, şeytanlara ve başka şeylere tapanlar kınanmaktadır. Şüphesiz ki Allah’tan başka hiçbir varlık ilâh olmaya lâyık değildir. İlâh diye taptıkları varlıklar onlara fayda sağlayamayacakları gibi onları koruyamaz da.
Bu âyetin baş tarafını, farklı bir okuyuşa göre “Beni bırakıp kullarımı koruyucu edinmeleri onlara fayda verecek mi?” şeklinde de çevirmek mümkündür.